Doğum Belirtileri
Doğumun nasıl başladığı tam olarak bilinmemekle birlikte bu konuda oluşmuş bilimsel görüşler bulunmaktadır. Bu görüşler içinde en yayğın olanı bebeğin böbrek üstü bezindeki steroidlerin salınımına bağlı rahim kasılmalarının başlaması görüşüdür. Kadın doğum doktorlarının, anne adaylarının “Doğumum ne zaman olacak?” sorusuna yanıtı, şayet hasta normal doğum bekliyorsa beklenen doğum tarihinden üç hafta öncesi ve bir hafta sonrasını aralığındadır. Normal doğumun tam olarak ne zaman başlayacağını bilmek imkansızdır. Dolayısıyla bu bilgilerimize paralel olarak erken doğumun da aynı mekanizma ile başladığı düşünülürse erken doğumun da önlenebilmesi şu anki koşullarda tam olarak yapılamamaktadır. Erken doğumu önleme amaçlı tedavilerde sonuç yüzde yüz değildir. Sezaryen doğumda ise durum daha farklı olup doğum zamanı ortalama 38. hafta sonrası 3. veya 4. gün olarak planlanır. Ancak anne adayının ağrıları bu tarihten önce başlarsa yada suyu gelirse derhal sezaryen doğuma alınır. Tüm bunlara rağmen doğumun yaklaştığını gösteren bazı göstergeler mevcuttur. Bunlar; nişan gelmesi (halk arasında nişan gelmesi olarak tarif edilen durum rahim ağzında gebelik esnasında bulunan mukus tıkacın gelmesidir),fetal başın inmesi (hamileliğin 37.haftasından sonra normal doğum bekleyen hastaların göbeğinin indiğini hissetmesi), suyun gelmesi (bebeğin rahim içerisinde bulunduğu amniyotik zar denilen zarın yırtılması ve beraberinde bebeğin içinde yüzdüğü sıvının boşalması). Şayet hastanın doğum ağrıları başlamadan suyunun gelmesi söz konusu ise bu durum doğum ağrılarının en geç 6-12 saat sonra başlayacağını gösterir. Ancak normalde önce doğum ağrıları başlar daha sonra su kesesi açılır ve ağrılar daha da artar. Sonuç olarak doğumun ne zaman tam olarak başlayacağı bilinmemekle birlikte ancak yakınlaştığını gösterir bazı belirtiler bize doğumun yaklaştığını haber vermektedir.
HAMİLELİK DEPRESYONU
Hamilelik döneminde geçirilen depresyon genelde teşhis edilemiyor çünkü herkes bunun hormonal değişikliklerin bir sonucu olduğunu düşünüyor. Oysa bu düşünce hem anne hem de bebeğin sağlığı açısında önemli sakıncalar doğurabilir. Depresyon hamilelik sırasında da tedavi ve kontrol edilebilen bir hastalıktır. Ancak ilk adım olarak yardım ve destek aranması, hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Tedavi edilmeyen depresyon hali, anne ve bebek açısından bazı zararlara neden olabilir. Tedavi edilmeyen depresyon kötü beslenme, alkol, sigara içme, intihara meyil, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum ve bebekte gelişimsel sorunlara neden olabilecek davranışlara yol açabiliyor. Sıklıkla depresif hisseden bir anne adayı, kendisine ve gelişmekte olan bebeğine bakmak için gerekli gücü ya da isteği bulamayacaktır. Bu durumda da bebeğin gelişimi olumsuz etkilenebilir. Hamilelik esnasında antidepresan ilaçların kullanımı birçok açıdan fetus için zararlı olabilir Depresyonla asla tek başınıza mücadele etdemezsiniz. Unutmayın, bebeğinizin de sizin yardım ve tedavi görmenize, sağlıklı bir ruh haline kavuşmanıza ihtiyacı var.



