Subscribe to Yemek TarifleriRSS

ORUCUN SAĞLIĞA YARARLARI

31 Temmuz 2010  
Kategori: Genel

Orucun kilo kontrolü, kan yağ oranının düşürülmesi ve sindirim sisteminin dinlenmesine yönelik faydalarını hepimiz biliyoruz. Oruç iftar ve sahurda aşırı yememek kaydıyla optimum bir enerji dengesi sağlar. Bu da faydalarının organizmaya zarar vermeden elde edilsiğini gösterir. Genellikle bir veya birkaç besin ögesinden mahrum kalma prensibi üzerine oturan zayıflama amaçlı diyetlerden farklı olarak oruç fıtrîdir, helâl yiyeceklerde bir kısıtlama yoktur. Normal, sağlıklı, hatta istisnâlar dışında rahatsız bir bünye için orucun vücut üzerinde zararlı bir etkisinin olmadığı birçok tıbbî araştırma ve incelemelerle ispatlanmıştır. Oruç tutanların yaşayarak bildikleri, oruç tutmayan insanların da çoğunun kabul etmek zorunda kaldığı gibi, bazılarının zannettiklerinin tam aksine, orucun vücuda da birçok faydası vardır. Kur’ân-ı Kerim’in ilgili âyetlerinden ve hadis-i şeriflerden de açıkça anlaşığı üzere İslâm dini, insanların kaldıramayacağı ağır yükleri onlara yüklemediği için, kadınların adet dönemlerinde, hâmilelik  ve doğum sonrası dönemlerinde, uzun yolculuk ve şiddetli hastalık hallerinde, oruç başka bir zamanda tutulmak üzere ertelenir. Bu, İslâm dininin gösterdiği kolaylık ve sağlığa verdiği önemi gösterir. Sağlıklı ve ergenlik yaşını doldurmuş müslümanların tutmak zorunda oldukları Ramazan orucunun insan vücudu üzerindeki faydalarından bazılarını paylaşalım: Orucun vücudumuzun deveran, sinir ve sindirim sistemleri üzerinde dinlendirici ve şifâ bahşedici etkileri oldukça fazladır. Bunun içindir ki Peygamberimiz (s.a.s.): “Oruç tutunuz ki, sıhhat bulasınız” buyurarak Ramazan’da olduğu gibi, bu ayın dışında da sık sık oruç tutmamız hususunda müslümanları teşvik etmişdir. Küçük bir bebeğin mamasını veya annesinin memesini ilk ağzına alışından insanın ölümüne kadar iç organlar ve sindirim organları devamlı çalışmaktadır. Sindirim organlarını dinlendirmek, Allah’ın en güzel şekilde yarattığı, her şeyiyle en mükemmel bir fabrikaya benzeyen vücudun iç yapısını revizyona ve bakıma almak, elbette makinelerin sağlamca çalışması için gereklidir. Onun için birçok hastaya perhiz tavsiye edilir veya tedâvi için belli saatlerde yemekten alıkonulur. “Mide, hastalıkların evi, perhiz ise tedâvinin başıdır” sözü tarihin çok eski devirlerinden beri birçok doktor tarafından tekrar edilmiştir.Az yemenin çok yemekten daha iyi olduğu bir gerçektir. Vücut için, yeterli enerji alındıktan sonra belli zamanlarda yemek yemek; faydalı-faydasız şeylerle mideyi doldurmaktan daha iyi, daha sağlıklıdır. Aslında bu özellik, oruçlunun iftar sırasında da az yemesiyle gerçekleşir. O zaman orucun faydası daha büyük olur. Rasûlullah (s.a.s.)’ın sünneti ve tavsiyesi de budur. İlim de kabul etmektedir ki, çok yemek zararlıdır. Romatizma, kalp hastalıkları, kan dolaşımındaki bozukluklar, şeker vb. hastalıklarda, bu hastalıkları başlatan veya artıran büyük etkenlerin başında çok yemek gelir. Çok yemekte vücudun lüzumundan fazla kilo alması vardır ki, bu sebeple kalbin etrafı yağ tabakasıyla kaplandığı için, insan rahat nefes alıp veremez. Kollestrin (kanda yağ birikmesi) denilen hastalığın başlıca sebebi yine çok yemektir. Çok yemek neticesinde böbrekler vaktinden önce yorulur ve bozulur, vazifesini yapamaz olur. Mide doğal halini kaybeder, büyür, elastikiyetini muhâfaza edemez. Dolayısıyla yenilenleri kolay kolay hazmedemez. Bu yüzden bütün vücut da rahatsız hale gelir. Bu saydıklarımız ve daha birçok rahatsızlıklar hep çok yiyip içme neticesi meydana gelen zararlardandır. Bu gibi hastalıkların oruç tutulmayan yerlerde ve oruç tutmayan kimselerde daha çok bulunduğunu hatırlatalım. Onun için her yıl, on iki aydan birinde vücudun dinlendirilmesinde büyük faydaların olduğu inkâr edilemez. Oruç tutalım sıhhat bulalım, hayırlı Ramazanlar.

 

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!